19 Nisan 2014 Cumartesi

penil penis renkli doppler sertleşme problemi ereksiyon problemi

Penis doppler ultrasonografisi
Sertleşme problemi (ereksiyon
kusuru) varlığında olası hastalığın penisin kan akımının
bozulmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemeye yarayan tanı
amaçlı bir yöntemdir.
Doppler ultrasonografi
ile penis içi damarlardaki kan akış hızı değerlendirilir.
Penise arterler (atar
damar) ile yeterli kan gelip gelmediği, yeterli kan gelmişse, gelen
kanın yeterince penis içerisinde kalıp kalmadığı (toplar damar
kapaklarının sağlam olup olmadığı) tespit edilir.
Penil
Doppler ultrasonografi nasıl yapılır?
Penis içi kapiller
damarların genişlemesini sağlamak amacıyla inceleme sırasında penis
içerisine damar genişletici bir ilaç, hasta yaşı göz önüne alınarak,
belirli dozda verilir.
Penis cildi üzerine jel
sürülerek ultrasonografi probu ile penis içi damarlar
değerlendirilir.
Penil
Doppler ultrasonografi incelemesi ağrı verir mi?
Hayır
vermez,bazen penis içerisine verilen ilaç hafif yanma hissi
verebilir.
Penil
Doppler ultrasonografinin sonuçları güvenli midir?
İlk defa 1980 li yıllarda
kullanılan penil Doppler ultrasonografi, ereksiyon kusurunda
patolojinin damar kaynaklı olup olmadığını doğrulukla
belirler. Ancak tetkikin yapıldığı odanın sessiz ve karanlık olması
gerekir. Hastanın da tüm çekincelerinden arınmış ve gergin olmaması
tetkik sonucunun doğruluk oranını arttırır.
Penil
Doppler ultrasonografiden sonra dikkat edilmesi gereken hususlar;
Peniste oluşan
sertleşmenin kaybolma süresi bazen kişiye göre uzayabilir, cinsel
uyarı, masturbasyon yapmak veya ilişkiye girmek bu sürenin artmasına
sebep olup; süre uzarsa ağrı oluşabileceği için bunlardan kaçınmak
gerekir.
Penil
Doppler ultrasonografi zararlımıdır?
Hayır,kişiye ne o an ,
nede sonrası hiç bir zarar vermez, cinsel hayatını etkilemeyen
güvenli bir yöntemdir.
Penis doppler ultrasonografisi

3 Şubat 2014 Pazartesi

0-216-521 88 36 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ PENİL RENKLİ DOPPLER USG SERTLEŞME EREKSİYON PROBLEMİ

Erkek ve kadın cinselliği, infertilite gibi konuları kapsayan androloji alanında Avrupa genelinde bilimsel düzeyi attırmayı hedefleyen Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM)’nin bu yıl İstanbul’da düzenlenen 16. Kongresi’nde, sertleşme bozukluğu, erken boşalma, Peyronie hastalığı, kadın cinselliği gibi konularda cinsel tıptaki son gelişmeler aktarıldı. 0 inPaylaşın Kongrenin ikinci gününde düzenlenen basın toplantısında Avrupa Cinsel Tıp Derneği yönetim kurulunda görev almış isimlerden Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu ve Türk Androloji Derneği Başkanı, Mersin Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahittin Çayan kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunlar konusunda bilgiler verdi. Cinsel hastalıkların hem erkeği, hem kadını ilgilendiren ve kişilerin yaşam kalitesini düşüren sorunlar olduğunu vurguladı. Çiftlerin ya da kadın ve erkeklerin cinsel fonksiyon bozukluklarını hastalık olarak görüp, hekime başvurmalarının çok önemli olduğuna dikkat çekildi. Sertleşme bozukluğu ülkemizde 5 milyon erkeği etkiliyor Sertleşme bozukluğunun (erektil disfonksiyon) dünyada birçok erkeği etkileyen yaygın bir problem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “Başarılı cinsel teması sağlayabilecek sertlik düzeyine ulaşamama veya sertliği sürdürememe gibi semptomların 3 ay sürmesi tanı konulması için yeterli kabul edilmektedir” dedi. “Ülkemizde yaklaşık 5 milyon erkeği etkileyen bu rahatsızlık özel bir ilgiyi hak etmektedir. Yaşlanmayla birlikte sertleşme bozukluğunun ortaya çıkması normal olarak karşılanmakta ve bu nedenle hastalar tedavi arayışından uzak kalmaktadır. Sertleşme bozukluğu tanısı alan hastaların yalnızca %10’u bunun için herhangi bir tedavi almaktadır” diyerek sorunun yaygınlığını vurguladı. 40 yaş üstü erkeklerde sertleşme bozukluğu oranı %34 “Sertleşme bozukluğu için risk faktörleri arasında sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar sayılabilir. Türk Androloji Derneği’nin prevalans çalışmasında Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerde sertleşme bozukluğu oranı %34’tür. Dünyada ve Türkiye'de sertleşme bozukluğu ve prostat büyümesi 40 yaş üzeri her 10 erkekten 8'inde birlikte görülmektedir. Bu iki rahatsızlığın birlikte görülmesi halinde hem bu iki rahatsızlığı taşıyan erkeklerin, hem de eşlerinin yaşam kalitesi nerdeyse yarı yarıya azalmaktadır. Yani erkekteki cinsel fonksiyon bozukluğu kadının da cinsel hayatını etkilemektedir.” İşten kovulma sertleşme bozukluğu nedeni Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme bozukluğunun nedenlerinin psikolojik ya da fiziksel olabileceğini ifade etti: “Psikolojik nedenler arasında stres ve anksiyete başta gelir. Örnek vermek gerekirse cinsel olarak aktif bir erkek işten kovulduktan sonra aniden başlayan sertleşme bozukluğu yaşayabilir. Depresyon gibi psikiyatrik hastalıklar da sertleşme bozukluğuna yol açabilir. Sertleşme bozukluğunun en sık gözüken fiziksel nedeni damarla ilgili hastalıklardır. Sinir sistemi hastalıkları, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ve hormonal nedenler de sertleşme bozukluğunun nedeni olabilir. Sertleşme bozukluğunun teşhisi; diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, depresyon gibi altta yatan ciddi bir hastalığa da işaret edebileceği için oldukça önemlidir. Sertleşme konusunda yaşanılan her türlü problemde mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı bilinmelidir. Her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır ve her türlü sertleşme bozukluğunun tedavisi mümkündür.” Erken Boşalma “Erken boşalma söz konusu olduğunda, her defasında cinsel ilişki başlamadan veya ilişki sırasında en geç bir dakika içinde boşalma gerçekleşir, boşalma geciktirilemez” diyen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu “Dünyadaki genel görülme sıklığı %20-30 olarak tahmin edilmektedir. Bu rakam Amerika'da %31 ile en yüksek orana ulaşırken, Avrupa ortalaması %18, Ortadoğu ortalaması %10-15 olarak raporlanmıştır. Ülkemizde Türk Androloji Derneği’nin 2011’de yayınladığı, 2593 çifti inceleyen çalışmada, ülkemizdeki erken boşalma sıklığı %20 olarak saptanmıştır. Erken boşalma ve sertleşme bozukluğu sıklıkla bir arada görülebilen ve birbirini desteklediği düşünülen sorunlarıdır. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda sertleşme bozukluğu olan erkeklerin %30-50 arasında erken boşalma şikayeti de olduğu görülmüştür. Bu birlikteliğin sebebinin sertleşme bozukluğu olan erkeklerin ereksiyon sağlamak için daha fazla uyarılmaları gerekliliği veya erkeğin sertleşmesini kaybetmeden ilişkiyi sonlandırmayı hedeflemesi olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca sertleşme bozukluğunun ve erken boşalmanın ağırlığı arasında bir korelasyon olduğu da rapor edilmiştir” dedi. Peyronie hastalığı Fazla tanınmayan bir hastalık olan Peyronie hastalığı hakkında Prof. Dr. Selahittin Çayan bilgiler verdi. Nispeten nadir olarak görülen Peyronie hastalığının erkeklerde, peniste ağrı, sertleşme sırasında eğrilik, kısalma, ele gelen sertlik gibi şikayetlerle ortaya çıkan bir rahatsızlık olduğunu söyledi. Peyronie hastalığının toplumda görülme sıklığı %3-9 arası olarak bildirilmiştir. Sertleşme bozukluğu ile üroloji kliniklerine başvuran erkeklerin %13’ünde Peyronie hastalığı teşhisi konmuştur. Genelde 40 yaş üstü erkeklerde görülen bu rahatsızlığın, gençlerde görülen bir tipi de mevcuttur. Diyabetik erkeklerde görülme sıklığının %18-33’lere çıktığı görülen Peyronie hastalığı bu grupta eğrilik ve sertleşme açısından daha ağır seyretmektedir. Otoimmün rahatsızlıklar ile beraber görülme sıklığının %9 olduğu rapor edilmiştir” dedi. Kadın cinselliği Kongrede, kadın cinselliği ile ilgili pek çok yeni veri ve bildiri de paylaşıldı. Prof. Dr. Selahittin Çayan “Sonuçlanmamış evlilik şikayetiyle doktora başvuran çiftlerin 1/3’ünde sadece kadın faktörü görülürken, vajinismus kadında en sık görülen psikoseksüel rahatsızlıktır. Arap kadınları arasında yapılan bir çalışma da vajinusmun en sık görülen sebebinin yetersiz eğitim olduğu bildirilmiştir. Cinsel istek azlığı veya vajinusmus şikayeti olan hastaların %60’ının hiç doktora başvurmadığı rapor edilmiştir” dedi. Hastalıklar cinsel fonksiyonu etkiliyor Çeşitli hastalıklar ile cinsel fonksiyonların bağlantısına dikkat çeken Prof. Dr. Selahittin Çayan “İdrar kaçırma şikayeti ile kadın cinsel disfonksiyonu arasında da bir bağlantı olduğu 1200 Türk kadınında yapılmış bir araştırma ile ortaya konmuştur. Ayrıca hem erkek hem kadın cinselliğinin diyabet, glikoz intoleransı, şişmanlık, artmış trigliserid düzeyleri, hipertansiyon gibi hastalıklardan etkilendiği bilinmektedir. Metabolik sendromu olan kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu artmaktadır” diye konuştu.